Innocent children are dying every day in the world, for what? Dünya da her gün masum çocuklar ölüyor,ne için?

1 Nis 2010

Hocalı katliamı...




Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars"ta Ağrı"da Van"da Erzurum"da da ataları oynamıştı.Onlardan duymuşlardı.


Karnı burnunda zavallı bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı


Akçik, manç?..

(Kız mı, oğlan mı?)

-Akçik...

(Kız)

Bu cevap üzerine "oğlan" diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.


Tun şahetsar,ınger...

(Sen kazandın, yoldaş)

Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana...

(Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)

Mayrigı bedge gişdatsine.

(Annesi besleyecek elbette)

Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

Mayrig yerahayin zizdur.

(Çocuğa meme ver)

Aynı dakikalarda Hocalı"nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek...

(Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü...

Ermeniler zafer naraları! atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.

Bu iki olay Hocalı"da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır.


Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu.

Türkiye"de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.




26 Şubat"ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi" nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366"ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı" ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.

26 Şubat! gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi.

Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. ermenilerin işgal ettikleri Hocalı" da dehşet verici olaylar yaşandı.

Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler,

Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar.

Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler.

Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler.

Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler.

Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

Peki neydi bu düşmanlık?

Ermenistan"daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye"nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan"ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı"nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı"nda "Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün" denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.

Dağlık Karabağ Bölgesi"nde bulunan Hocalı" ya, eski Sovyet İttifakı Silahlı kuvvetleri" ne ait 366. Alay"ın desteği ile Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk"ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir.

56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.!

Fakat katliam sonrası Hocalı" ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı"da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet"nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:

"Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı" daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz" Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996" da Ermenistan Başbakanı oldu.

Karabağ"da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna, "Hocalı Katliamı" baş sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.

Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi.

Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıp ta bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı…………..


Yazıklar olsun …

7 Şub 2010

Amerikan gerçeği - zeitgeist belgeseli...



American reality - zeitgeist documentary ...

Kendi vatandaşlarını acımasızca katledip suni terör gündemi yaratan insan müsvettesi yaratıkların acımasız yüzünü görün,alkışladığınız adamların gerçek yüzünü görün ve uyanın,uyanın artık...

Türkçe altyazı ile geçen ve iki saat süren bu çok etkileyici belgeselin girişinde önce dünya dinlerinin benzerliklerinin vurgulanmasının akabinde din kisvesi altında yapılan ideolojik hesaplarla yapılanları anlatıyor.

Daha sonra 11 eylül "saldırıları" ve vietnam, ırak ve olası çıkacak iran savaşının "asıl" nedeninin ne olduğuna değinip, perde arkasında bu işi planlayanları işaret ediyor.

Ve bu işaret edilen insanların geçmişte ve şimdiki zamanda yaptıklarına değindikten sonra, gelecekteki planlarından da bahsederek, bunları belgeler ve röportajlarla destekliyor.

Izlenmesi gereken çok etkileyici ve akıcı bir belgesel...

13 Tem 2009

İşin içinde Amerika olunca...


Yakalanan ve asılarak öldürülen gerçekten Saddam'mı değilmi bunu ben bilemem tabi'ki, bizlere zaman gösterecek bu gerçeği.



Ama için içinde amerika olunca insan hiç bir şeyi göz ardı edemiyor işte .



Ama bir gerçek varki bu asla göz ardı edilemez.size Demorasi getireceğiz diyerek bir ülkenin içi böyle boşaltıldı,alçakça planlı programlı.
Tanker görünümü verilmiş kamyonlarla,su veya mazot taşır gibi,bir ülkenin bir milletin hazinesi böyle çalındı.


Kamyonlar dolusu altın külçeleri,Irak halkının serveti işbirlikçi hainlerle birlikte amerikan ve ingiliz kasalarına taşındı,ne yazıkki ülkemizde hala bu kan emicilere inanan ve işbirliği içinde olan sözde aydın ve siyasetçiler var,bunları destekleyen satılmış medya var.


Türk halkının üzerimizde oynanan oyunlara karşı gözünü dört açması gerekir,uydurma senaryolarla uyutulan bu millet gerçekleri kendi gözüyle takip etmelidir,satılmış gazeteci ve siyasetçinin gözü ve vijdanı yoktur,onlar emredileni yazar ve söyler,yarın çok geç olmadan uyan ey millet,Türkün Türkten başka dostu yoktur...

5 Tem 2009

Kör edilen askerlerin hesabı sorulmayacak mı...



Biz Türkler birinin saçını çeksek bütün dünya birleşip üzerimize geliyor, bu da yetmiyor birde içimizden özür dileyen özürlüler çıkıyor.

Osmanlı'nın son dönemlerinde Arabistan cephesinde İngilizlere esir düşen 150 bin Türk askerinden 15 bininin, Mısır'da kurulan esir kamplarında, Ermeni ve İngiliz doktorlarca "fenni temizlik" bahanesiyle "cerasol" katkılı su tanklarında zorla banyo yaptırılarak gözlerinin kör edildiği ortaya çıktı. (Adanalı Tarihçi cengiz yurtseverin araştırması)

İnsanlık tarihinde bir eşi duyulmamış böyle bir olay, 15 bin Türk askerinin 'cerasol' katkılı banyolarda gözleri kör edilerek en hayati fonksiyonlarını kaybetmeleri 'savaş suçu' olduğu kadar insanlık onurunu ayaklar altına alan vahşi bir uygulamaydı.
İşgal altındaki İstanbul'da cadde ve sokaklarda birbirine tutunarak yürümeye çalışan çok sayıda esir kamplarından gelme askerin perişan hali insanların yüreğini parçalıyordu.
Aynı manzara İzmir ve Anadolu'nun her yerinde de yaşanıyordu.
Anadolu'daki Milli Mücadele'de dirençlerini yok etmek için savaş hukuku çiğnenerek kitle halinde Türk askerlerin gözleri kör edildi" ifadelerini kullandı.


Oktay Vural, bir süre önce verdiği soru önergesiyle, 1. Dünya Savaşı'nda İngilizlere esir düşen ve Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarındaki Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedilen 15 bin Türk askerinin, dezenfekte bahanesiyle eli kırbaçlı ingiliz askerleri tarafından zorla sokuldukları yüksek miktarda cerasol içeren havuzda kör edildiklerini iddiasını meclis gündemine taşımıştı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Vural'a verdiği yanıtta, İngilizlere esir düşen Türk askerlerinin kasten kör edildikleri iddialarına ilişkin, Rapor, arşiv ve söz konusu eserlerde yapılan araştırmalar sonucunda, İngilizlerce kasti olarak bir kör etme olayının gerçekleştirilmediği, ancak özellikle İngilizlere esir düşen Türklerden binlercesinin kör döndükleri, bu olaylardan bazılarının yanlış ilaç verilmesi sonucunda meydana geldiği belirtilmektedir." dedi.

Yani İngilizler pardon demiş öylemi?
Yahu yeter artık ezilip büzüldüğümüz,bir kere olsun hakkımızı arayın be,bu olay tüm dünya arşivlerinde mevcut bir kere olsun haklılığımızı ispat edin,koca karılar gibi birbirinize laf yetiştireceğinize adam olunda bir işin ucundan tutun artık...

14 Nis 2009

İnsan acabamı diyor.



Yarattığınız Dünyayamı gülüyorsunuz.

İnsan bazen düşünüyorda,neden olmasın diyor
bu insanlıktan nasibini alamamışlardan daha
ne beklenebilirki başka..

23 Oca 2009

Baby killer.????


Do we know what it is.?
Ne yaptığının farkında mı acaba.?

Here is the result.!
İşte yaratılan vahşet






Bu gözlere çok iyi bakın



korkuyu tadın





hüznü de..!!







İsrail Katliamı